Ziyaretçi Bilgisi

Takvim

+ Büyük Font | - Küçük Font

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ


Merhaba Bayanlar,



 



8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz kutlu ve gelecekten umutlu olsun.



 



ÖZLÜ GÜZEL SÖZLER



 



" Dünya yüzünde gördüğümüz her şey,  kadının eseridir."  "Atatürk"



 



" Bir kadın ya sever, ya da nefret eder; ortası yoktur."  "Syrus"



 



"Sevilen kadın bütün kadınların daima en güzeli değil midir?" "Balzac"



 



"Kadınlar zayıftır ama analar kuvvetlidir." "Victor Hugo"



 



" İnsan vücudunun başı  erkektir, boynu  ise bayandır.



Boyun nereye dönerse baş oraya bakar." "Anonim"



NESİMİ DALBUDAK [10.03.2010 13:51:00]

canlar sizleri öcelikle böyle bi site yaptıgını ıcın canı gonulden kutlarım saygılarımı sunarım

buradan tum canlara seslenıyorum gelın bır olalım dıye.


bızlerde burda yenı bır hareketlenme ıcerısındeyız.


slutangazi ilcesinde yenı kurdugumuz dernegızle gururlanıyoruz.


ŞAH HATAYİ CEM EVİ VE KÜLTÜR DERNEĞİ


hak kabul ederse en kısa zamanda cem evımızıde yapacagız.


tabi sizlerin destekleri bizleri daha cok cesretlendırır.


tum sultangazi alevileri olark desteklerinizi bekliyoruz.


 



bektaş durademir [03.03.2010 23:28:00]

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ

8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLAMA PROGRAMI


 


 


07 MART 2010


 


 


 


17:00                  AÇILIŞ KONUŞMASI:


 


                        Kartal Cemevi Kadın kolları Başkanı Gülten Atmaca


                   Sinevizyon Gösterisi: 8 Mart’ın geçmişi ve bugünü konulu


 


17:45                  PANEL


 


OTURUM BAŞKANI :Necla Erdem (Kent Konseyi Kadın Meclis Başkanı)


                                          Şennur Sezer ( Şair – Yazar )


                                          Nuray Özgüneş (Maltepe Üniv. Öğr. Üyesi)


                                          Feray Aytekin Aydoğan (Eğitimci)


 


18:45                  MÜZİK DİNLETİSİ


 


                                    GÖNÜL KAHRAMAN


                            HAKKI ŞİMŞEK


                            DEMİR


 


 


 


YER:                  KARTAL CEMEVİ VAKFI


          AHMET YESEVİ KONFERANS SALONU


 


 


 


                                                    KARTAL CEMEVİ VAKFI


                                                         KADIN KOMİSYONU


 


 



KARTAL CEMEVİ VAKFI [01.03.2010 15:22:00]

Hace Bektaş`i Veli

Hace bektaş’i veli


 


Bir ismin Muhammet bir ismin Ali


Keramet ehli sensin ya Hace bektaş veli


Velayet mülkünün sultanı,iki cihanın beyi


Gözümün nuru sensin Ya Hace bektaş veli


 


Güvercin donunda konup göçersin


Yedi iklim dört köşede hüküm sürensin


Alem’i mana’da birlik güdersin


Canımın cananı sensin Ya hace bektaş veli


 


Sevgi ve muhabbet senin kucağın


Birlikten doğdun ehlibeyt’dir ocağın


Kevser’i Ali’sin aşk’a bade sunarsın


Muhabbet durağım sensin Ya hace bektaş veli


 


Mahrifet ehlinin ilk makamı edep’dir dedin


Her bir harfde binlerce hikmet bezedin


Kuran’ı natıh sensin,kelam senin eserin


İlimler şehri sensin Ya Hace bektaş veli


 


Cansız duvarlar yürüttün hükümler tahtında


Kayalar hamur oldu ol mübarek şanında


Alemler semah döner senin mübarek zat’ına


Didar’ıHakk sensin Ya Hace bektaş veli


 


Erenler ser çeşmesi,velayet’im güneşim


Gökteki ay ve yıldızım,burçlardan ötesin


Yeşil kandil içinde yanan nursun çerağsın


Gönlümün nur’u sensin Ya Hace bektaş veli


 


Biçare yunus senin himmetin


Taptuk emre sende gördü velayet elin


Nice bin keramet nice bin nasipler verdin


Keremler sultanı sensin Ya Hace bektaş veli


 


 


Sana özü doğrular gelip her dem niyaz olur


Eşiğine yüz sürerler gönülleri mihman olur


Sen bir Hünkar’sın sana Selman olunur


Ayağın tozuna kurbanım Ya Hace bektaş veli


 


Ela gözlü pirim,selvi boylum cananım


Yine kaldır nikabın,cemalindir mihrabım


Sen Alim’sin,cansın,padişahsın,sultanım


Kapında bir garibim,kulun kurbanın olayım


Medet senden,mürvetim sensin Ya Hace bektaş veli.  


 


Gökmen doğanel


 


 Dost`un Cemalini Miraç bilen tüm gönül sahiplerine..


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 



Gökmen doğanel [25.02.2010 17:58:00]

BİZ İNSANLAR

BİZ NE OLURSA OLSUN İNSANLARA KÜS DEĞİL KIRGIN DEĞİLİZ ALEVİSİYLE RUMUYLA ÇERKEZİYLE İNSANIZ EŞİTİZ MEVLANA NE DEMİŞ" NEYSEN GEL YİNE GEL HEP GEL DÜŞMANINIZIN DAHİ İNSAN OLDUĞUNU UNUTMAYINIZ.SANA YAPILMASINI İSTEMEDİĞİN ŞEYİ BAŞKASINA UYGULAMA.

SEVDA GÜZELSOY [04.02.2010 15:01:00]

bilgilenme

 Tüm Alevi canlara  sevgi dolu selamlar  bu ay hizir ayi oldugundan tüm canlarin hizir yardimcisi olsun.   Sizlerden bir bilgi almak icin bu yaziyi yazdim  hizir  orucunun birinci gününde yani 13.02.2010 da cem  yapilirmi  bilgisi olan beni bilgilendirirse memnun olurum  saygilar sunuyorum

günal [03.02.2010 13:14:00]

SECERE ARAŞTIRMASI

selam canlar. ben dersim pülümür aydınlar köyündenim. eski adı köyün serselik köyüdür. şavalan -şah veliyan(sawoluz) aşiretindeniz. bu aşiretin atasının şah veli oldugunu öğrendim. bu aşiret hakkında secere yada herhangi bir bilgisi olan varsa bana bilgi verebilirmi.çok sevinirim. aşk ile...


 


Mesut AYDIN


mesut.aydin62@hotmail.com



Mesut AYDIN [01.02.2010 21:32:00]

Bütün Alevi Dernek,Vakıf gibi kuruluşların tek çatı altında birleşmesi

ALLAH AŞKINA BİRLEŞİN


Kıymetli  KARACAAHMET Vakfı  Başkanımız,Kıymetli Yönetim Kurulu üyelerimiz,Yüreği sevgiyle ve şevkat  ile  dolu Kültürel kimlikleri ile gurur duyan Sevgili  Aleviler, Bektaşiler önce insan diyen sevgili canlar.Ülkesine ,Cumhuriyetine,Atatürk İlke devrimlerine sahip çıkan sevgili dostlar.Geçmişimiz ve Tarihimiz Köklü ,mayası  sağlam soylu ve kökleri sağlam bir milletin ve Ata erk bir toplum  olduğumuz  gibi yıllardır bütün yükü omuzlarında taşıyan Analarımızın saysinde de Aslında Ana erk bir toplumunda  evlatlarıyız.  Türk Büyüğümüz  Ahmet Yesevi ile  soyumuz,Hacı  Bektaş  Veli  ile Felsefemiz,Büyük Atatürk ile de  Kimliğimize sahip olmuşuz. Yolumuz 1919 Ruhuyla  Dirildiğimiz Büyük Atatürk’ün yoludur. Yaşadığımız zaman diliminde Şartlar nasıl degişirse  degşsin, Bizim çizgimiz, referansımız,liderimiz Büyük Atatürk ‘tür .Yanmış küllerden yeni bir Devlet ve Cumhuriyeti kuran Büyük Atatürk ;Bütün insanlığa Barışı ,Kardeşliği ,Birliği,Beraberliği ,Çağdaşlığı ,Uyğarlığı Kısaca akla ve  Bilime dayalı olan bütün gelişmelerin önünü açmış ve Yanlızca Türklere degil, Bütün insanlığa da ışık tutmuştur.Bütün etnik gurupları ulusal şemsiye altında birleştirmiş ve ayrımı ortadan kaldırmıştır. Bugün bu ruhla yola çıktığımızda; Alevilerin, Bektaşilerin  Hangi dernek veya vakıf altında olursa olsun; Tek çatı altında birleşme ve bütünleşme ve harekete geçme zamanıdır. Kimse bu birleşme ve bütünleşmeye şahsi,keyfi, çıkarlarını bir kenara bırakıp ,geçen her zamanın büyük bir kayıp olduğunu iyi hesap ederek  Tek çatı altında birleşmenin Tek ses olmanın Tek yürek olmanın çalışmalarını başlatmalıdırlar. Bu birleşme artık ihtiyaç olmaktan çıkmış,bir zorunluluk halini almıştır.Ülkemizin içinde bulunduğu bu günleri iyi değerlendirecek olursak; Demokrasi, özgürlük diyerek kırmızı ışığın ihlal edildiği bu günlerde Bizler tuzağa düşmemeliyiz.Binyıldır kardeşçe yaşadığımız kız alıp kız verdiğimiz evlilikler yaparak yuva kurup, birliği, beraberliği kutsallaştırdığımız Bir ülkede açılımlar adı altında sesimizi duyurmaya  çalışırken ;Sesimizin Gürültüde duyulmayacağı da iyi hesap edilmelidir.Bütün Alevilerin İstekleri  ve ihtiyaçları gayet açık etik ve humanist istekler olup ,Bu istekleri bu günlerde anlaşılmaz kılmamak için özellikle  Alavi  temsilcilerine de büyük görev düştüğünü teksesliliğin işte bunun için çok önemli olduğunu unutmamalı ve bütünümüz için hareket etmelidirler.


Bu vesile ile Muharrem ayı Mubarek,Orucumuz kabul,Büyük Atatürk Önderimiz,  Tanrının Yarattıgı insan kabemiz ,Dualarımız kabul ve Allah yardımcımız olsun.



Muharrem karahan [16.12.2009 14:08:00]

MUHARREM ORUCU BAŞLIYOR

MUHARREM ORUCU  BAŞLIYOR.


16  ARALIK  2009  ÇARŞAMBA GÜNÜ AKŞAMI  BAŞLIYOR  VE 17 ARALIK PERŞEMBE GÜNÜ ORUÇLU OLACAĞIZ.


16.12.2009  AKŞAMI ( NİYET ETTİM ALLAH RIZASI İÇİN MUHARREM ORUCUNU TUTMAYA DİYE NİYET EDİLEREK BAŞLAYIP


12 GÜNE SÜREN MUHARREM AYI  ORUÇLARI  28 ARALIK 2009  PAZARTESİ  GÜNÜ BİTECEKTİR.


29 ARALIK  2009 SALI GÜNÜ AŞURE PİŞİRME GÜNÜDÜR.


LÜTFEN ETRAFIMIZDAKİ İNSANLARI HABERDAR EDELİM. VE BU GÜNLERE SAHİP ÇIKALIM.


HEPSİNİ TUTMAYA ÇALIŞALAIM. TUTAMASAKDA 10.GÜNÜ KERBELA OLAYININ MEYDANA GELDİĞİ
GÜNDE TUTALIM. BİRAZ GAYRET GÖSTERELİM.


KENDİMİZİ  EN İYİ ŞEKİLDE  TEMSİL EDELİM VE GÜLÜNÇ DURUMA DÜŞMEYELİM. ÇOCUKLARIMIZI BU GÜNLERDE
BİLGİLENDİRİP TUTMALARINI SAĞLAYALIM.


AMA ÖNCE KENDİMİZ ÖRNEK OLALIM.


HER İNSANIN BİR YARADILIŞ GAYESİ VARDIR. YARADANA VE VE ONUN YARTTIĞI EN YÜCE VARLIK OLAN İNSANA KARŞI


HAYDİ MÜSLÜMANLAR YARADAN AŞKINA, HAK MUHAMMED ALİ YOLU AŞKINA HZ. HASAN VE HZ.HÜSEYİN AŞKINA


12 GÜN SÜRECEK OLAN MUHARREM ORUCU BİTİMİNDE AŞURE PİŞİRİP VE DAĞITMAK O YIL EVLERİMİZE SAĞLIK
 SIHHAT VE BEREKET GETİRECEKTİR.


SAYGILARIMLA


NESİMİ DALBUDAK
KIRIKKALE DELİCE KÜÇÜKAFŞAR
KÖYÜ DERNEK BAŞKANI



NESİMİ DALBUDAK [15.12.2009 12:45:00]

İYİ BAYRAMLAR

ESKİ BAYRAMLAR TADINDA YAŞAMAK ÜMİDİYLE   BAYRAMI BAYRAM TADINDA GEÇİRMENİZ DİLEKLERİMLE   KURBAN BAYRAMINIZI KUTLAR SAĞLIK MUTLULUK VE KAZASIZ GÜNLER DİLERİM.


KIRIKKALE DELİCE İLÇESİ
KÜÇÜKAFŞAR KÖYÜ
DERNEK BAŞKANI
NESİMİ DALBUDAK


KİMDEN KALDI


 


Elimdeki on dört perde beş telli


Bana dedem korkut Ata`dan kaldı


Dar ağacı bize mekan ezeli


Piri koca Haydar Sultan`dan kaldı


 


Açıktır alnımız aktır yüzümüz


İnsanlık yoluna turab özümüz


Gece karanlığında gören gözümüz


Şatıroğlu Veysel ustamdan kaldı


 


Bir saray yapmışlar bütün cihana


Dört kapı kırk makam on iki hana


Elden ele geçti bu servet bana


Hacı Bektaş, Şahı Merdan`dan kaldı


 


Yetmiş milyon kardeş koca bir devlet


Ay yıldızlı bayrak bir vatan cennet


Seksen üç yaşında genç cumhuriyet


Önderim Mustafa Kemal`den kaldı


 


Bu makam Mahsuni Şerif mirası


Habil`den Kabil`den bu mal davası


Tek şahsi varlığım Basri mahlası


Babam Ali Kılıç hocamdan kaldı.



 



NESİMİ DALBUDAK [26.11.2009 13:25:00]

dersim isyanı ve Atatürk

Bizler tüm Türkiyedeki alevilerden ayrılmayı hedefleyen isyanlara karşıyız buna dersim isyanıda dahildir. Hangi Alevi ögretisinde dersimdeki alevilerin Nevşehirdeki alevilerden Edirnedeki alevilerden veya Adanadaki alevilerden ayrı olması gerektigini ögretmiştir. Bu nedenle biz gerçek aleviler Atamızın izinde Pir Sultanın "GELİN CANLAR BİR OLALIM İRİ OLALIM DİRİ OLALIM" şiarı ile tüm Türkiyedeki alevilerin birlik ve bütünlügünden yanayız...

alevimisin.com [25.11.2009 23:46:00]

Çelişki

Sayın Garip,


Yazınızı üzülerek okudum. Sanırım yeteri kadar bilgi sahibi olmadığınız için bu şekilde yazmışsınız. Eğer gerçekten bir cemevine gitmiş olsaydınız oradaki Alevilerin kimseleri ayırt etmeden, 72 milleti aralarına kabul ettiğini görürdünüz. Ancak tabiki cemevindeki ibabetin şekli Alevi inancına göredir. Siz beklediğinizi bulamadıysanız aramanıza devam etmenizi önereceğim. Ayrıca işgalci ve yanlış yolda gördüğünüz insanlardan yardım dilemeniz de sizin hangi düşüncelere ve karektere sahip bir insan olduğunuzu az çok su yüzüne çıkarmaktadır.


Saygılar,



Ahmet Reçel [12.11.2009 14:10:00]

İnternet Aleviliği

   Son yıllarda internet kullanımının yaygınlaşması dolayısıyla, Alevilik hususunda bilgi ve paylaşım siteleri kurulmaktadır. 


Bu sitelerin genel maksadı Alevilik hususunda gençlerimize temel,doğru ve eğitici bilgi vermek,Aleviliğin tanıtılması,bilinçli bireylerin yetişmesi ve topluma kazandırılması gibi hizmetler öngörmektedir.


Farklı kültür ve farklı coğrafyalarda yaşayan aynı inancı paylaşan canların böylesi Form ortamlarında birbirilerini tanıması ve kaynaşması yolumuzun öngördüğü birlik ve bereberlik ruhuna ciddi ve olumlu bir katkı sunmaktadır. 


Bir`in bin olduğu binlerin Bir`lere tabi olduğu böylesi bir mana denizinde gönüllerin o birlik ruhu içerisinde kaynaşması takdir`e şaan bir gelişmedir.


Bu anlam bütünlüğü etrafında şekillenen ,böylesi niyet ve idealleri olan Alevi Bektaşi inanç ve paylaşım sitelerinin olumlu katkılarının yanı sıra son derece önem arz eden bazı olumsuz,hoşa gitmeyen maksat dışı faaliyet ve dejenerasyonlara da dikkat edilmesi gereğini tüm canların dikkatine sunmak isterim.


Bu değerlendirmeler ışığında söz konusu isternet sitelerinin hiç bir denetime tabi olmaksısız,gerçek bilgi, belgelerden uzak,gereksiz tartışma ve kısır döngüler içerisinde yozlaştırma faaliyetlerinin de olduğu dikkatlerden kaçmamalıdır.


Söz konusu internet sitelerinin Aleviliğe gönül vermiş bu yola hizmet aşkıyla yanıp tutuşan değerli canlarmızın böylesi niyet ve faaliyetlere karşı koyacak bir yapılanma ve müdehale içerisinde olması gereği bugün çok daha fazla önem arz etmektedir.


İnternet sitelerinin de belirli bir üst kurul nezdince denetime tabi olması,baskı ve yozlaşmaya açık olmaktan çıkartılması,böylesi niyet ve faaliyette bulunan site ve konların teşhir edilmesi,gerekli müdehale ve müeyyidelerin yapılması şeklinde bir dizi tedbir ve düzenlemelerin gereği ortadadır.


 Böylesi site ve form ortamlarına ilgi göstermemek,yahut girmemek gibi yaklaşımlar bir anlamda tepki gibi görülse de sizlerin bıraktığı boşluğu birileri pek ala doldurmaktan geri kalmamaktadır.


 Değerli canlara çağrımız konunun ciddi bir gündem olduğu gerçeğini idrak etmeniz,böylesi konu ve içeriklerin yarattığı sorunları gidirme hususnda nelerin yapılıp yapılmayacağıdır. 


Teşekkür eder saygılar sunarım.



Gökmen doğanel [11.11.2009 12:22:00]

Dünya Benim Rızkımdır Halkı Benim Halkımdır....

Dünya Benim Rızkımdır Halkı Benim Halkımdır....




Alevilik dünyaya hırsla, kinle değil hoşgörü ile bakar.


Dünyanın tüm insanlığın malı olduğuna inanır.


Dünya nimetlerinden tüm insanların eşit olarak faydalanmasından yanadır.


Alevilik barıştan, kardeşlikten yanadır. Ona, şiddet uygulayanlara karşı bile Yunusca davranmış, asla şiddet uygulamamışlardır.


Onlar. "Vurana elsiz gerek
Sövene dilsiz gerek" sözünü hayatlarının pusulası yapmışlardır.


Aleviliğin gözünde 72 millet birdir. Yunus`un dediği gibi:


"Dünya benim rızkımdır,
Halkı benim halkımdır." diye düşünürler.




Alevilikte sevgi özellikle insan sevgisi o denli yüceltilmiştir ki, o Alevi inancının temelini oluşturmuştur.


Sevgisiz hiçbir şeyin yaşayamayacağı gibi inancın da yaşamayacağından hareketle sevgi adeta "din derekesinde" ifade edilmiştir.


Halk ozanları bu anlayışı; "benim dinim sevgidir". Diye ifade ermişlerdir.


Pir Sultan Abdal,insan Allah ilişkisini bakın anlatıyor.


"Sen Hakk`ı yabanda arama sakın
Kalbini pak eyle Hak sana yakın
İnsan hor bakma gözünü sakın
Cümlesin insanda bulduk erenler..."


Alevilikte insana yabancı olan hiçbir şeyin inançta yeri yoktur.


Herşey insan içindir.


Bu nedenle Alevi felsefesinin , Alevi inancının özü; insan sevgisidir, hoşgörüdür.


Hz. Ali gibi, Hacı Bektaş Veli gibi insanlığa örnek olmuş, Kişilikleri "Tanrı katında görme" anlayışı bu coşkun sevgi anlayışından kaynaklanıyor olsa gerektir.


Yunus Emre`nin, Hacı Bektaş Veli`nin, Pir Sultan Abdal ve bu geleneğin sözcüklerindeki taşan insan sevgisi, kaynağını bu sevgi okyanusundan almaktadır.


"Bir kez gönül yıktın ise
Bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi
Elin yüzün yumaz değil


Alevilik bugün değil, bundan asırlar önce eşit bir paylaşımı ilke edinmiştir.


aşk-ı nıyazlarımla..

__________________www.aleviyizbiz.com______________________________


Rojaazme..www.aleviyizbiz.com [10.11.2009 13:52:00]

10 KASIM

ARAMIZDAN AYRILIŞININ 71.YILINDA SENİ SAYGI, ÖZLEMLE  ANIYORUZ.
























 















Takvimde bir gun isaretleyin ve de izleyin, cok guzel hazirlanmis.
Lutfen tanidiklariniza iletmeyi unutmayiniz.


http://www.ataturktoday.com <http://www.ataturktoday.com>





 

 
 

10 KASIMDAN İTİBAREN HER AKŞAM 20:00` da 1 DAKİKA LAMBALARIMIZI KARARTIYORUZ ...


NESİMİ DALBUDAK [10.11.2009 13:51:00]

Nice zamandır, bir bektaşi dergahı-mürşidi arar dururum İstanbul`da.


Bilinmez nasıl ve nedendir, tüm dergahlar aleviler tarafından işgal altında.


Aradaki dağlar farkı bilen biriyim Allah`a şükür.


Bana, yolu devam eden bir dergah gösterin en kısa zamanda.


 


Garip



Garip [06.11.2009 16:08:00]

sevgili  karaca ahmet dergahı yönet,icilerim saygı ve sevgilerimle
siteniz çok güzel okudukçada zevk alıyorum.
sizleden bir rica bulunmak istiyorum mümkünse gevence apdala da yer verirseniz inanın çok mutlu oluruz.
Saygı ve sevgilerimle  serin trabzondan.


Ahmet bayır [25.10.2009 18:28:00]

İYİ AİLE OLMAK

İYİ AİLE OLMAK


Eşinize ve çocuklarınıza hitap tarzınızdan tutun da sabırlı ve dengeli olmanıza kadar pek çok etken, kurduğunuz yuvanın kalitesini belirliyor.
Nasıl bir aile olduğunuzu tanımlamakta güçlük çekiyor ya da sorunların kaynağını merak ediyorsanız ‘iyi aile` olmanın evrensel doğrularına  kulak vermelisiniz.


Eşinizle ve çocuklarınızla ilişkilerinizde zaman zaman sıkıntıya düşersiniz, çözüm üretemezsiniz. Kızınızın üç yaş asilikleri, oğlunuzun
ergenlik sorunları, eşinizin işten yorgun gelip, televizyon başında sızması... Bazen hepsi üst üste gelir, bazen sadece birisi oturur gündeminize.
Bir sorunla karşılaştığınızda genellikle olaya farklı bir açıdan da bakabileceğinizi unutup, bozuk plak gibi takılır kalırsınız.
Sonra biraz sakinleşip, eşe dosta danışır ya da meselenin ciddiyetine göre bir uzmandan yardım alırsanız çözümsüz problemin olmadığını
görür ve daha önceki hatalı davranışlarınızdan ötürü mahcubiyet hissedersiniz. Mesela, ilköğretim birinci sınıfa giden oğlunuz,
bütün uyarılarınıza rağmen çantasını akşamdan hazırlamak yerine sabaha bırakıyor ve servise yetişme telaşı içinde tüm aileye gergin dakikalar yaşatıyor.
Siz düzeni ve tertibi seven bir annesiniz; ama eşiniz biraz daha esnek ve rahat olmaktan yana olduğu için
"Çocuğu bu kadar bunaltma canım." diyor size. Üstelik bu düşüncesini oğlunuzun yanında dile getiriyor ve artık sözünüzün
dinlenmeyeceğini, isteklerinizin dikkate alınmayacağını hissedip öfkeleniyorsunuz.
Bu durumda eğer bir çıkış yolu bulamazsanız
siz her akşam "Oğlum, çantanı hazırla öyle yat." demeye, oğlunuz bir türlü sizi dinlememeye, eşiniz sabah sabah
havayı gerginleştirdiğiniz için size çıkışmaya devam edecek. Peki meseleye farklı bir çerçeveden nasıl bakarsınız;
Öncelikle, her olayda olduğu gibi bu olayda da hatayı, sorumluluğu ve çözümü yarı yarıya paylaşmalısınız.


"Ben düzen ve tertip konusunda acaba aşırıya mı kaçıyorum?" sorusunu kendinize yöneltmeli ve her sabah
oğlunuz servisi kaçıracak korkusuyla hem ona çıkışıp hem de çantasını kendi ellerinizle toplamaktan vazgeçmelisiniz.
Ona sadece servisin saatini ve yetişebilmek için kaç dakikası olduğunu bir kez hatırlatmakla yetinin.


Belki o gün birşeylerini evde unutacak hatta servisi kaçıracaktır; ama meselenin ciddiyetini anlayabilmesi için etkili bir yöntemdir bu.
Eşinize de uygun bir zamanda uygun bir dille, çocukların yanında kendisini eleştirmemesini, bunun doğurduğu olumsuz sonuçları örnek
vererek anlatmalısınız. Bu örneği farklı olaylar için de kullanabilirsiniz. İşin püf noktası bozuk plak gibi takılıp kaldığınızı hissettiğiniz an farklı bir pencereden bakmayı denemektir.


İşte size ipuçları;


"Pencerelerinizin açık olduğunu düşünün. Dışarıdan nasıl görünüyorsunuz? Işıklar saçan bir aile misiniz?
Yoksa şimşekler mi çakıyor içeride? Sabah saatlerinde iyisiniz de akşamları mı yaşanıyor huzursuzluklar?"
Ailenizi tanımlamakta zorluk çekiyorsanız, ailelerde olması gereken evrensel doğrulara kulak verip,
bu doğruların hangilerine sahip olduğunuza bakarak bir sonuca varabilirsiniz:


Kişisel bütünlük: Duygularınızı iyi tanımalı ve ne düşünüyorsanız ona uygun davranmalısınız.
Sabahleyin kayınvalidenizle atışıp akşam yemek tabaklarını eşinizin önüne fırlatırcasına koyarsanız kişisel bütünlük içinde değilsiniz demektir.
Eşiniz yaptığınıza anlam veremeyecek, kendisine sinirlendiğinizi
zannedecek ve size öfkeyle karşılık verecek. Eşiniz sizin duygularınızı okuyan bir müneccim değildir, bu yüzden ne hissediyorsanız onu açıkça söyleyin.


Koşulsuz sevgi: Eşinizi ve çocuklarınızı her türlü zaaflarına rağmen sevmelisiniz. Özellikle çocuğunuza
"Dersini yapmazsan senin annen olmam." demek yerine " Dersini yapmadığın için üzülüyorum." deyin.


Hakkaniyet: Hiçbir zaman kendinizin tamamen haklı karşı tarafın ise tamamen haksız olduğunu düşünmeyin.
"O da haklı ben de haklıyım" diye düşünürseniz ortak bir paydada buluşmanız kolaylaşır. Bir adım geri atıp
 kendinizin ve eşinizin haklı olduğu yanları görmeye çalışın.


"Bir"in değeri: Eşiniz ve çocuklarınız sizin bir uzantınız değildir. Herkesin farklı ilgi alanları, farklı giyim tarzları
olabilir ve çocuklarınızın biri diğerine hiç benzemeyebilir. Aile "birey" olmaya giden yolda atılan ilk adımdır.


Denge: Bir gün neşeli, diğer gün hüzünlü olabilirsiniz; ama bir gün içinize kapanır, diğer gün herkese bağırırsanız
tutarsız bir görüntü sergilersiniz. Diyelim ki, işten eve çok yorgun geldiniz ve oyun oynarken odayı dağıtan çocuklarınıza
"Nedir sizden çektiğim?" diye bağırmaya başladınız.
Çocuklar ürküp bir kenara sindiler. Aradan bir hafta geçti, patronunuz  çalışmalarınızdan dolayı bir maaş ikramiye verdi.
Eve uçar adımlarla geldiniz, çocuklar yine oynuyorlar ve evi dağıtmışlar.
Sizi görünce tedirgin oluyorlar ancak siz, müthiş bir enerji ve güleryüzle onları kucaklıyor, oynamaya devam etmelerini söylüyorsunuz.
Sizce çocuğunuz nasıl davranması gerektiğini öğrenebilir mi bu tutarsızlık karşısında?


Bilinçli çalışma: Her işe ve herkese yeteri kadar vakit ayırmalısınız. Hayatınızı yuvarlak bir pasta olarak düşünün.
Eşinize, çocuğunuza, kendinize ve işinize ayırdığınız dilimleri ihtiyaca göre ayarlamalısınız.
Çocuğunuz hastaysa işinize ayırdığınız
dilimi iyice küçültebilirsiniz, ya da eşinizin yardıma ihtiyacı varsa o an kendiniz için yapacağınız bir aktiviteden vazgeçebilirsiniz.
Ama hiçbir zaman dilimler arasında uçurumlar olmamasına dikkat etmelisiniz.


Sabır: Sizi öfkelendiren bir olayla karşılaştığınızda bağırmak yerine o olayda sizi neyin rahatsız ettiğini tespit etmeye çalışın.
İçinize döndüğünüz, kendi duygularınızı sorgulamaya başladığınız an öfkenizin hafiflediğini hissedeceksiniz.


Onura saygı: Eşlerin birbirine hakaret etmesi, aşağılayıcı sözler söylemesi ilişkinin kalitesini düşürür hatta hiç silinmeyecek izler bırakır.
Eşinizi çok iyi tanıdığınız için onun zaaflarını bilirsiniz; ama öfkelendiğiniz anda zayıf noktalarından vurmaya çalışmak aranızdaki saygıyı
bir daha belki hiç düzelmemecesine zedeler.


Karşılıklı hizmet: Eşler birbirlerine hizmet etmekten gocunmamalı. Eşinizin perdeleri takması, sizin ona bir fincan çay ikram etmeniz,
yemek masasını birlikte kurup, kaldırmanız ve en önemlisi de yaptığınız her şeyi canı gönülden isteyerek yapmanız aranızdaki sevgi
bağlarını kuvvetlendirecektir.


Gelişme-geliştirme: Aile aşırılıkların törpülendiği, zıtlıkların uyum içinde yaşayabileceğinin öğrenildiği ve tüm bireylerin düşlerini
gerçekleştirmesi için desteklendiği bir yapı olarak düşünülmeli ve tasarlanmalıdır.


Çocuklarımıza  en iyi miras ev araba villa değil, iyi ahlak dürüstlük, doğruluk ve çalışkanlık olmalı. Çağın şartlarına göre çocuklarımızı  yetiştirelim.


Saygı ve sevgimizi kaybetmeden insanlara olan hoşgörümüzü kaybetmeyelim. Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri lütfen
başkasına yapmayalım. İyi aile demek, iyi bir gelecek nesil demektir. Sağlıklı birey, sağlıklı aile  = sağlıklı toplum


Saygılarımla,
Kırıkkale İli ,   Delice İlçesi
Küçükafşar Köyü Sosoyal ve Kültürel Yardımlaşma Derneği
İstanbul  Dernek Başkanı


Nesimi DALBUDAK


www.nesimidalbudak.com


 



NESİMİ DALBUDAK [02.10.2009 13:37:00]

NİCE BAYRAMLARA

ESKİ BAYRAMLAR TADINDA YENİ UMUTLARA AÇIK


SEVDİKLERİMİZLE DAHA NİCE  SAĞLIK VE MUTLULUK DOLU


BAYRAMLARA,


Nesimi DALBUDAK


Kırıkkale Delice Küçükafşar Köyü


İstanbul Dernek Başkanı


 



NESİMİ DALBUDAK [18.09.2009 13:42:00]

ey türkmenler ey aleviler

aleviler ve dolayısıyle zaza lar aslınıza dönün artık.ülkemizde bir kürtçülük aldı başını gidiyor.alevierin %100 türkmen olduğu halde orta asyanın kültürünü buraya taşıdığı halde bir kısım aleviler özellikle zaza lar hala bölücülere destek vermekte.ben bunu türk milletine ihanet olarak görmeekteyim.özellikle de aleviliğe.Alevilik türk orijinlidir.Türklerin andoluya gelmesinden sonradır da tarihi.Osmanlı safevi mücadelesi neticesinde zaza türkleri kuzeyi alevi güneyi sunni olmuşlar.Bu gerçekten garip bir durum.Biz aslımıza dönmemiz lazım.Biz türkmeniz.Bunu tüm alevilerin bilmesini ve asla bölücü olmamasını rica ederim.Çünkü bu devlet bizim.hep beraber bu devleti ilelebet korumamız gerekmez mi.bakın PKK sitelerine dudum içler acısı.Bir çok türkmen aşireti kendini kürt sanıyor bu daaha acı.Özellikle urfa ve diyarbakırdaki türkmenler aslına dönmeli zaza lar da.Biz türküz.Bucak lar karahanlılar kırvarlar tırkanlar izoller milli ler şeyhanlılar ve sayamadığımız yüzlerce aşiret aslına dönmeli.Çünkü bu aşiretlerde türkmen geleneği hakim vakit geçmeden derhal aslımıza dönmemiz gerek.Hoşçakalın

hasan çeltik [02.09.2009 16:55:00]

30 AĞUSTOS NE DEMEK

Gücünü milletden, alan geçmişi şanlı zaferlerle dolu asil Türk ordusunu kutlar


M.Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle anıyoruz.


"Ne Mutlu Türküm Diyene"


NESİMİ DALBUDAK


 



NESİMİ DALBUDAK [31.08.2009 13:38:00]

HACI BEKTAŞ ŞENLİKLERİ

800 YIL ÖNCE HÜNKARIMIZ HACI BEKTAŞI VELİNİN DEDİĞİ GİBİ İLİMDEN BİLİMDEN GİDİLMEYEN YOLUN SONU KARANLIKTIR.
ELİNE BELİNE DİLİNE SAHİP OL.
İNCİNSENDE İNCİTME.
KADINLARAINIZI OKUTUNUZ.
GİBİ ÇAĞDAŞ VE UYGARLIK DOLU BU GÜZEL SÖZKERİN SAHİBİNİ HALA ANLAYAMANAYLARA ÇOK AMA ÇOK ACIRIM.


NE MUTLU Kİ BÖYLE PİRLERİMİZ ANADOLUYA NASİP OLMUŞ


YOLLARINDAN GİDELİM. ADINI YAŞATALIM Kİ GERÇEK MÜSLÜMANLIK NEDİR DÜNYA ÖĞRENSİN.


800.YIL ANMA ŞENLIKLERİMİZ HAYIRLI UĞURLU VE KUTLU OLSUN.


EMEĞİ GEÇEN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİZ.


SAYGILARIMIZLA,


KIRIKKALE DELİCE
KÜÇÜKAFŞAR KÖYÜ YARD. DAYN. DERNEĞİ
İSTANBUL  BAŞKANI


NESİMİ DALBUDAK



NESİMİ DALBUDAK [16.08.2009 12:31:00]

davet

canlar sizleri tokat turhal karkın koyundeki aziz babanın 33anma torenlerine davetediyorum tum alevi canlar davetlidir der baş FEVZİ CAN

fevzi can [12.08.2009 01:48:00]

3 G TELEFON ZARARI

3 G NEDİR?    CEP TELEFONUNU LÜTFEN AZ KULLANIN.



İsveç’te, 3G’de bulunan 3 UMTS sistemini test etmişler.


İnsan vücudu üzerinde çok önemli zararları olduğunu görmüşler.


Bu ateşi elinize almayın, geleceğinizi yakmayın! Prof.Dr. Selim Şeker anlatıyor.


3G geldi! Reklâmlar aracılığı ile ortada bir bayram havası var… Reklâm sloganı “merak etmiyor musun” diyor. Biz merak ediyoruz ama
 geleceğimizi! Sağlık sorunları göz önüne alındığında kazandıracak mı, yoksa kayıplar mı artacak?


Tehlikeli Oyuncak” kitabının yazarı, Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker
sorularımızı yanıtladı.


3G ne anlama geliyor?


"3G, kablosuz sistemlerin yani hücresel ağ sisteminin en gelişmişi. Önceden tanıdığımız 1G ve 2G’ye göre çok büyük yenilikleri var.
Şu ana kadar sesli iletişim aracı olarak kullandığımız cep telefonunda, artık görüntü, bilgi aktarımı, sayısal veriler, TV, faks, internet,
medya haberciliği gibi büyük iletişim kolaylığı getiriyor."


Çevre ve insan sağlığı üzerinde ne gibi etkileri olacak?


"Bu sistemde iletişim aracı olarak kullandığımız, bir odayı dolduran bütün elektrik aksamını bir telefona soktular. Maalesef para kazanırken
 çevre ve insan sağlığını hiç düşünmüyorlar. Bu teknoloji ile beraber bugüne kadar 1 baz istasyonu olan yerde, artık 9 tane baz istasyonu
olacak! Yani baz istasyonu sayısı çok artacak. İngiltere’de 3G ile beraber baz istasyonu sayısı 50.000–70.000 civarında artış göstermiş.  


Daha çok baz istasyonu; daha çok radyasyon, daha çok manyetik kirlilik demek! 3G hem insan hem de çevre sağlığı açsından büyük riskler
içeriyor.


İsveç’te, 3G’de bulunan 3 UMTS sistemini test etmişler. İnsan vücudu üzerinde çok önemli zararları olduğunu görmüşler.


TV istasyonunda çalışan kişiler, çalıştıkları ortama girince bir ağırlık ve baş ağrısı hissederler, yoğun stres yaşarlar. Bunun sebebi o
istasyonda bulunan alıcı ve vericilerdir.


Bazı alışveriş merkezlerine giren insanlar da rahatsızlık duyarlar, rahat nefes alamazlar, kalp hastaları daha fazla rahatsız olur.
Bunun sebebi de o alışveriş merkezinde bulunan baz istasyonlarının sebep olduğu kuvvetli radyasyondur.


2G’nin DNA’yı olumsuz etkilediği, kansere sebep olduğu birçok ülkede yapılan bilimsel araştırmalarla kanıtlandı. Bu araştırmaların çoğunu
Tehlikeli Oyuncak kitabımda açıklamıştım. Eylül ayında Hayykitap`tan yayımlanacak ikinci kitabımda da son araştırmaları açıklayacağım!"


Çocukların geleceğini nasıl etkileyecek?


"Baz istasyonuna ilk 300 m mesafede oynayan çocukların, diğer çocuklara oranla %500 daha fazla kanser olma riski taşıdıkları yine bilimsel
araştırmalarla kanıtlandı. Okul, hastane, park gibi alanların çevresinde kesinlikle baz istasyonu ve yüksek gerilim hattı bulunmaması gerekiyor.
Bizim ülkemiz maalesef bu konuda da gariplikler ülkesi! Birçok hastane, park ve okul çevresi baz istasyonları ile çevrili.


Anne ve babalar cep telefonunu çocuklara ödül olarak kesinlikle vermemeli! Çünkü bu ödül değil, onların hayatıntan sağlıklarını
çalan ölümcül bir alet!


Dikkat edin baz istasyonlarında örümcekler yaşamaz, kuşlar da çevresine yuva yapmaz! Elektromanyetik kirlilik hayvanları ve
doğal hayatı da çok olumsuz etkiliyor. Yeni sistem doğal hayatı tehdit ediyor!"


Hangi hastalıklarda artışlar görülecek?


"Kalp ameliyatı geçirmiş olanlar İstanbul gibi büyük metropollerde yaşayamaz hale gelecek.


Alerji vakalarında büyük artışlar gözlenecek. İsveç’te yapılan bir araştırmada 3G sisteminin gelmesinin ardından alerji vakalarından
büyük artış gözlenmiş.


Almanya’da yapılan bir araştırmada da çocuklarda erken ergenlik ve obezite, kadınlarda menopoz sorunlarında artışlar ortaya çıkmış."


Peki, hem çevre hem de insan sağlığını korumak için çözüm ne?


"Cep telefonlarının mümkün olduğunca az kullanılması gerekiyor. Çünkü sağlığa tamir edilemeyecek derecede büyük zararlar veriyor.
Mevcut sistem insanları korumuyor.


Sigara konusunda devlet ve toplum çok geç uyandı ama artık büyük hassasiyet gösteriliyor. Çok geç olmadan cep telefonu konusunda
da aynı hassasiyetin gösterilmesi gerekiyor. Bunun için, sivil toplum örgütlerine, devlete ve özellikle telefon kullanan vatandaşlara
büyük görev düşüyor."


AZ TEKNOLOJİ  ÇOK SAĞLIK,


NESİMİ DALBUDAK


 



NESİMİ DALBUDAK [05.08.2009 13:56:00]

ATATÜRK E NELER SÖYLENMİŞ

DÜNYA LİDERLERİ ATATÜRK HAKKINDA BAKIN NELER SÖYLEMİŞLER.


(1922`de Türk ordularının zaferi neticesi Anadolu`daki emelleri gerçekleşmeyen İngiltere`nin
Türk düşmanı olarak bilinen Başbakanı Lıoyd George, Parlamento`da kendisine yöneltilen suçlama ve
tenkitleri şöyle cevaplandırmıştır):
`Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda
Türk Milleti`ne nasip oldu. Mustafa Kemâl`in dehasına karşı elden ne gelirdi.
(D. Lloyd George, İngiltere Başbakanı, 1922)


 


Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir...
Bu olağanüstü işleri yapanlar, hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır.
Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir.
(Eleftherios Venizelos, Yunanistan Başbakanı, 1933)



Bir insana ölümünden sonra bu derece sevgi ve yas gösterileri yapılması milletler tarihinde az görülen şeylerdendir.`


(ATHİNAİKA, Atina, 12 Kasım 1938)



`Atatürk`ün Türkiye`de yaptığını hiçbir tarafta, hiçbir kimse yapmadı: Ne Cavour, ne Cromwel, ne de Washington...
Atatürk`ün bulduğunu, hiç kimse bulmadı ve Atatürk`ün yaptığını da hiç kimse yapmadı. İlham ettiği kimselere ve
kendi prensiplerine göre yarattığı yeni kuşak, O`nun eserine devam edecektir.`
(Tipos Gazetesi)



İngiliz, Fransız ve İtalyanları Anadolu`dan uzaklaştırıp bizi de yenince,, karşımızda sıradan bir adam bulunmadığını
ve O`nun gerçek yaratıcı kudretini kavramaktan uzak kalmış olduğumuzu kabul ettik. (1938)
(Yorgi PESMAZOĞLU, Yunan Ekonomi Başkanı)



Çok, pek çok devrimciler görüldü. Fakat hiçbiri Atatürk`ün cesaret ettiği ve muvaffak olduğu şeyi yapmadı.`
(Messager D`Athenes, Yunanistan Gazetesi, 11 Kasım 1938)



Tarih, silinmez harflerle bu devlet adamın ismini hakedecektir. Atatürk bir halk adamıdır. Kırılmaz azmi, keskin
zekâsı ve kudreti kendisini yendiği alın yazısının önüne getirmiş, böylece yeni Türkiye`nin yaratıcısı olmuştur.
(Yugoslavya, Politika Gazetesi, 11 Kasım 1938)



Sakarya Savaşı, Sakarya Zaferi, yirmi yaşımın en kuvvetli hatırası olmuştur. O zamanlar, kendi kendime diyordum:
 Acaba ben de ulusumu böylesine seferber edemezmiyim, onun ruhuna kurtarıcı hamleyi, bu dizgin
tanımaz ihtirası aşılayamaz mıyım?
(Habib BURGİBA, Tunus Devlet Başkanı, 1965)



Atatürk, tarihin her devresi için, insanlığın bir mucizesidir.
(Suriye)



Atatürk`ün ölümü yalnız Türk Milleti için değil, onun örneğine çok muhtaç olan bütün Doğu milletleri için en büyük kayıptır.
(ELEYYAM Gazetesi, Şam- 1938)



Vatanını muhakkak bir parçalanmaktan kurtararak gemisini güvenilir bir limana götürdükten sonra milletinden
bir taht istemedi. O, kelimenin bütün anlamıyla bir insan, eşsiz bir dahi, kahraman bir asker ve siyaset adamı idi.
Hayatını milleti`nin mutluluğuna adadı, bu uğurda genç yaşda hayata gözlerini kapadı.
(Elifba Gazetesi, Şam- 1938)



O`nun ölümü, dünya için de derinliği ölçülmez bir kayıptır.
(Sovyetler)



Adı, Türk Milleti`nin millî kurtuluş savaşında ve Türkiye`nin siyasi alanda yeniden örgütlenmesine gayet sıkı
bir surette bağlı olan Kemal Atatürk`ün ölümü gerek Türkiye için, gerekse bütün dostları için derinliği ölçülmez bir kayıptır.
Türk Milleti`nin en samimi dostları arasında bulunan Sovyetler, zamanımızın bu örneksiz devlet adamının
öneminden dolayı derin bir acı içindedirler.
(İzvestia Gazetesi, Moskova, 1938)



Atatürk, dünya üzerinde yeni bir devir açmış bir insandır. Ben, O`nun Türk kadınlarına hak vererek ve
bir ülkede anayı, yakışır olduğu yüceliğe eriştirerek Batı`ya ders verdiğini nasıl unuturum.
(Uluslararası Kadınlar Birliği Delegesi, Prenses Aleksandrina)



Romanya`da Atatürk`ün ölüm haberi geldiği gün, bütün okullarda dersler tatil edildi.
(Romanya-Rador Ajansı: Bükreş)



Milletimiz, en büyük Türk`ün karşısında kederli bir saygı ile eğilmektedir.
(Romanya)



Atatürk, başı dumanlı doruklarda yüce bir dağ tepesidir. Siz O`na yaklaştıkça o yükselir ve aranızdaki mesafe
sonsuza değin aynı kalır. Devirlerinde büyük gözüken, zamanla küçülen benzerlerinden farkı budur ve böyle kalacaktır.
(Arriba Gazetesi, Portekiz, 1938)



Uzun bir yol aşılmış, yüce bir eser ortaya konmuş, bir çok zaferler elde edilmiştir. Bütün bunlar Atatürk`ün eseridir.
(Polanya, Kurjer Warzavski Gazetesi)



O, Türkiye`yi kurmakla bütün dünya uluslarına Müslümanların seslerini duyuracak kudrette olduğunu ispat etti.
Kemal Atatürk`ün ölümüyle Müslüman dünyası en büyük kahramanını kaybetmiştir. Atatürk gibi bir
önder önlerinde bir ilham kaynağı olarak dikildiği halde Hind Müslümanları bugünkü durumlarına hâlâ razı olacaklar mı?
(Muhammet Ali Cinnah-Kaidiâzam, Pakistan Cumhurbaşkanı, 1954)



Bizim aslımız rengi uçmuş bir kıvılcım iken, O`nun bakışı ile cihanı kaplayan ve aydınlatan bir güneş haline geldik.
(İkbal, Pakistan Millî Şairi)



`Atatürk`ün yaptıkları insanoğlunun kolay kolay yapabileceği şeylerden değildir. O; büsbütün başka bir insandı.`
(El-Mısri Gazetesi, Mısır, 11 Kasım 1938)



Türkler, Atatürk`ü olağanüstü bir tutkunlukla seviyorlar.
Bursa`ya giderken trende rast geldiğim bir çocuğa İstanbul veya Ankara`dan hangisini sevdiğini sordum.
Çocuk Ankara`yı sevdiğini söyledi. Nedenini sorduğumda: `Ankara`da Atatürk bulunduğu için..` cevabını verdi.
(Mısır, El Bela Gazetesi)



Yüzyılımızda, `olmayacak hiçbir şey yoktur` şeklindeki tarihi gerçeği isbatlayan ilk adam olmuştur.
(Eski Ujsag. Macar.)



Budapeşte, 20 (a,a) - Macar ajansı tebliğ ediyor:
Başvekil İmredi, Atatürk`ün cenaze törenini yapılacağı 21 Kasım Pazartesi gününü Macaristan`ın
millî yas günü sayarak bütün memlekette resmi binalara siyah bayraklar çekilmesini emretmiştir.
Harbiye Nazırı ve Budapeşte Belediye Reisi de, askeri binalar ve belediye binaları için aynı kararı almışlar
 ve Belediye Reisi ayrıca, halkı da siyah bayrak çekmeye dâvet etmiştir.
(Namzetti Ujsang Gazetesi, Budapeşte-1938)



Dünyanın çok nadir yetiştirdiği dahilerdendir. Dünya tarihinin gidişini değiştirmiştir.
(An Nahar, Beyrut)



Yüzyıldanberi Küçük Asya`nın çıkardığı en büyük lider.
(The Japan Chronicle, Kobe)



`Hayatının sonuna kadar milleti`nin mutlak güveni ile kurduğu devletin başında muzaffer kumandanının
kişiliği, eşi görülmemiş bir karakter örneğidir.`
(Comte Carlo Sforza, İtalya Eski Dışişleri Bakanı)



Üstün iradesi, tükenmez cesareti ve eşsiz seziş ile hasımlarını dize getirdi. Fazilet ve ciddiyeti,
 üç yılda memleketine yalnız askeri, aynı zamanda tam ve doyurucu bir siyasi zafer kazandırdı.
(F. Perrone Di San Martino, İtalyan Yazarı)



`Atatürk`ün ölümü ile dünya büyük bir liderini kaybetti.`
(Gazeta Del Popolo Gazetesi, İtalya, 11 Kasım 1938)



(Lozan Üniversitesi salonunda, Lozan Türk Talebe Cemiyeti`nin hazırladığı törende.)
`Siz Türk gençleri, bugün Büyük Şef`inizi kaybettiğinizden dolayı ne kadar ağlasanız haklısınız.
Üniversite, sizin bu büyük yasınıza katılmaktadır. Atatürk`ün bu Büyük Adam`ın hayatını burada az bir
vakit içinde bildirmeye imkân yoktur. Bu dâhinin, vatanının tarihinde işgal ettiği parlak sayfaları size hatırlatmak isterim.
Türkiye`yi yaratan, tarihimizin bu en Büyük Adam`ın başımı en derin hürmetle eğerek selâmlarım.`
(Profesör MORRF)



`Atatürk, bir medeniyet kaynağı idi.`
(İsviçre)



Modern Türkiye`nin yaratıcısı Kemal Atatürk`ün eserleri, memleketi için yaptıkları İsveç`te çok iyi bilinmektedir.
Atatürk`ün liderliği altında Türkiye`nin kalkınmasını, fevkâlâde ileri hamlelerini hayranlıkla takibettik. Atatürk`ün,
hukuk alanında olduğu gibi, diğer alanlarda da getirdiği reformlarla Türkiye, içinde bulunduğu çok zor durumdan
kurtarılıp kuvvetli ve güvenilir temeller üzerine yerleştirilmiştir.
(ERLANDER, İsveç Başbakanı)



`Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20. yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri,
hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılâpçı olmuştur.`
(Ben Gurion, İsrail Başbakanı, 1963)



`Atatürk, askeri dehâ ile devlet adamı filozof dehâsını toplamıştır.`
(İspanya)



İslam dünyasının büyük insan yetiştirme gücünü yitirdiğini öne sürenler, Atatürk`ü hatırlamalı ve utanmalıdırlar.
(Tahran Gazetesi, İran, 1939)



Atatürk`ün ölümü dolayısı ile Kraliyet Sarayı Şehinşâhi ve hükümet bir ay resmî yas ilân etmiştir. Majeste Şehinşah,
gömme töreninin sonuna kadar İran`da askerî ve resmî binalar üzerinde ve yabancı ülkelerdeki İran temsilciliklerinde
bayrakların yarıya indirilmesini emir buyurmuşlardır. Bu irade-i Şehinşahî bugün bütün gazetelerde ilân edilmiştir.
(Tahran)



Bugün Türkiye, büyük ve yeni bir memlekettir. Ve savaş sonrasının dehşet, sefalet ve bitkinliğinden çıkmış olan bu yeni
Türkiye, Atatürk`ün dimağında vücut bulmuştu. O, bu Türkiye`yi kendi elleriyle dünyaya getirdi.
(Dela Mail Gazetesi)



Kadınlar başka hiçbir ülkede bu kadar hızla ilerlememişlerdir. Bir ulusun bu derece değişmesi, tarihte, gerçekten
 eşi olmayan bir olaydır.
(İngiliz, Daily Telgraph Gazetesi)



Atatürk, yalnız Türk Milleti`nin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletler önderiydi. O`nun direktifleri
altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk.
(Bayan Sucheta KRIPALANI, Hint Parlamento Heyeti Başkanı)



Denilebilir ki onsuz, İslâm alemi yolunu bulabilmek için elli yıl daha bekleyecekti.
(Fransız, Berthe Georges-Gaulis)



Atatürk öldü. Barış kubbesinin Doğu sütunu yıkıldı. Artık evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim
Avrupalı devlet adamları; O`nun 1930`da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük
savaş felâketinin içine sürüklemişlerdir.
(Fransız Gazetesi Sanerwin)



Tarih çok büyükler gördü. İskenderler`i, Napolyon`ları, Washington`ları gördü. Fakat yirminci yüzyılda büyüklük
rekorunu Atatürk, bu Türk oğlu Türk kırdı.
(L`Illustration, Fransa)



`Atatürk, yirminci yüzyılın en büyük mucizesidir.`
(National Tidence Gazetesi, Danimarka, 11 Kasım 1938)



Eğer tarih bir kalbe sahip olsaydı, Mustafa Kemal`i mutlaka kıskanırdı.
(Tchang Yang Yee Pan Gazetesi, Çin, 1958)



`Atatürk, bütün Asya kıtasının Ata`sıdır.`
(Çin)



`Biz Çinliler, hepimiz bu yasa katılıyoruz. Zira büyük bir milletin, çok sevilen Büyük Ata`sının ölümü, yalnız
Türkiye için değil, aynı zamanda bizim kıtamızda ve bütün dünyada büyük bir boşluk bırakmaktadır.`
(Çin Basını)



`Hiç bir ülke, Atatürk`ün Türkiye`sinin gördüğü değişiklikleri bu kadar hızlı bir şekilde görmemiştir.
 Bugünün Türkiye`sinin tarihi Mustafa Kemal`in tarihidir.`
(Dness Gazetesi, Bulgaristan, 11 Kasım 1938)



Türkiye`nin uluslararası ünü, prestij ve otoritesi durmaksızın yükselmiştir.
Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı Atatürk`tür.
(Libre Belgique Gazetesi)



Bir yenilginin uçurumuna düştüğü halde, ilkin neticesiz sanılan İstiklâl Mücadelesini yapan Türk Milleti,
önünde saygıyla eğilmeden bu satırlara son veremez.
Zafer neşesiyle kendinden geçmiş bir diplomasinin kararını `hayır` diyerek yırtmak ve yüzlerine fırlatmak
örneğini biz Almanlar, Türklere borçluyuz.
(Alman Askeri Dergisi Vissen Und Vehr)



Benim üzüntüm iki türlüdür; önce böyle büyük bir adamın kaybından dolayı bütün dünya gibi üzgünüm.
İkinci üzüntüm ise, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkân
kalmamış olmasıdır.
(Franklin ROOSEVELT, A.B.D. Başkanı)


Dünyanın bile hayretle gıpta ile anladığı bu büyük lideri  hala anlamayanlara ithaf olunur.


NESİMİ  DALBUDAK
www.nesimidalbudak.com



 



NESİMİ DALBUDAK [05.08.2009 13:51:00]
1-2-3-4-5-6-7-... - 91

Yeni Mesaj Gönder

Karacaahmet TV

Galeriye Git

Galeri

Galeriye Git