KARACAAHMET SULTAN DERNEĞİ
Şu an buradasın: > Alevilik > Aleviliğin Oluşum Tarihi

Babailik ve Alevilik

Anadolu'da Selçuklu saltanatına başkaldırı niteliğinde olan "Babai İsyanı"nın önderi Baba İshak adlı bir Alevi dervişidir.

Baba İshak-XIII. yüzyılda Horasan'dan Anadolu'ya gelen dervişlerdendir. Baba İshak, etkili konuşmaları, din alanındaki derin bilgisi, militan çalışması ve halka sevecen yaklaşımıyla kısa sürede çevresinde sayılan, sevilen, buyruğunda gidilecek bir önder olur. Bu başarıları nedeniyle Danişmentliler döneminde Kayseri kadısı yapılır. Çevresinde bir örgütçü olarak çalışır. Sadece Müslümanların değil Anadolu'da Hıristiyan halkın da başvurduğu bir din adamı, bir adalet dağıtıcısı olur. Bu çalışmaları Anadolu'nun yerli halkı arasında büyük yankı uyandırır. Baba İshak, Hıristiyan ve Kürt halkından taraftarlarda edinir, onları tasavvuf düşünceleri doğrultusunda eğitir. Baba İshak, İslamiyet'i kabul etmiştir. Kendisi Müslüman'dır. Bir din bilginidir. Fakat, İslamiyet olduğu gibi kabul etmez. Zaten Türkler, İslamiyet'i Emeviler'in Türk illerinde giriştikleri zulüm sırasında tanımışlardır. Emeviler'e düşman olan Türkler İslamiyet'i kabul ettiklerinde Hz. Ali taraftarı olarak Şii, Alevi kesiminde yer almışlardır. Bir anlamda Türkmen ve Kürt Aleviliği Emevi düşmanlığı sonucunda doğmuştur. Tıpkı İran Şiiliğinin de Emevi düşmanlığı sonucunda doğduğu gibi. Türkmenler, Müslümanlığın haram saydığı birçok şeyi kendi ananelerine ve törelerine uygun hale getirerek kabul etmişlerdir. Bir başka deyişle, İslamiyet'i reforma tabi tutmuşlardır. Müslümanlığın haram saydığı şarabı, raksı, sazı resim yapmayı vs. bırakmamışlardır. Kadınlar ile arı yaşamayı da kabul etmemişler, kadını toplu meclislerden çıkarmamışlardır. Türkçe'yi Arapça'ya, Acemce'ye, vs. tercih etmemişler, türküleri nefesleri, Türkçe yazıp söylemeyi terk etmemişlerdir. Yani, Türkmenler ve diğer Anadolu yerli halkı İslamiyet'i kendilerine uygun hale getirmişler, kendi kültürlerinde yoğurmuşlar, sonuç olarak da Alevi dediğimiz oluşumun merasim, âdet ve inançları oluşmuştur. Baba İshak'ın kurduğu tekkenin Anadolu'da kurulup yayılan ilk Alevi tekkesi olduğu söylenir. Babailerin Tanrı anlayışı, İslamiyet'i yorumlayışı Sünni geleneğe göre oldukça farklıdır. Babailer, İslamiyet içindeki hilafet olanında Ali tarafında yer almışlar, Allah-Muhammet-Ali üçlemesini öne çıkarmışlardır. Hatta bazı kaynaklarda "Ali Allah"tır, "Enel Hak" gibi anlayışları savundukları da belirtilir. Babai isyanı, Anadolu halkını katmerli olarak sömüren, ezen, ona yabancılaşan, Acem ve Arap etkisinde, Türkçe konuşmayı bile yasaklayan zulüm iktidarına karşı bir halk isyanıdır. Babai İsyanı'nın oluşmakta olduğu günlerde sultan olan 2. Gıyasettin Keykubat içki ve av partileri ile vakit geçirmektedir. Zaten sultanlığı da şaibelidir. Keyhüsrev, 1237 yılında kendi suç ortakları ile birlikte, babası 1. Alaaddin Keykubat 'I zehirleyip öldürterek Selçuklu tahtına geçmiş birisidir. Kendi yönetimi sırasında iktisadi ve toplumsal düzen oldukça bozuktur. Köylü aç ve sefildir. Veziri Sadettin Köpek'in işlediği siyasi cinayetler ve gayrı meşru faaliyetler halkın hayatını dayanılmaz hale getirmiştir. Babai İsyanı 1239'da işte bu koşullarda patlak vermiştir. Önce Güneydoğu Anadolu'da Hıristiyan ve Kürt halkının da desteği ile oldukça geniş bir alana yayılan isyan, sonra Orta Anadolu'ya sıçramıştır. İsyanın merkezi ise Amasya'dır. Ayaklanma çok geniş bir kitlenin desteğini alır. Selçuklu ordusu birçok defa isyancıların üstüne gider, ama her seferinde başarısız olur. Sonunda 1240 yılında, isyanın başlamasından yaklaşık bir yıl sonra Baba İshak, Amasya'da yakalanıp idam edilir. Selçuklu ordusunun, Fransız askerlerinde yardımıyla bastırdığı ayaklanma sonucunda resim kayıtlara, 4 bin olarak geçen Türkmen kılıçtan geçirilerek öldürülür. Savaş sonunda kalan sefirler, 2. Gıyasettin Keyhüsrev'e sevk edilirken ganimetler de askerler arasında paylaşılır. 1000 kadar esirin yer aldığı kitleyi ise, Selçuklu sultanı darağaçları kurarak idam ettirir. Böylece, aylar boyu süren e Selçuklu devletini şiddetli bir şekilde sarsan, hükümdara taş ve tahtında ümit kesecek kadar korkunç anlar yaşatan, kendisini başkentten kaçıran siyan bastırılır. Sultan, isyanın bastırıldığından emin olduktan sonra Konya'ya döner ve tekrar içki alemli eğlenceli hayatına başlar (17). Bu toplumsal başkaldırı yenilir, ama Anadolu'da Babailer varlıklarını sürdürürler. İşte Hacı Bektaş Veli, bu ve buna benzer sosyal olayların yaşandığı bir Anadolu'ya gelmiştir.
Copyright © 2011 KARACAAHMET SULTAN DERNEĞİ | Tüm Hakları Saklıdır.
 
AKSİSNET BİLİŞİM