KARACAAHMET SULTAN DERNEĞİ

Cuma Namazına Gitmeyenlerin Cezalandırılması

Hüseyinabad kazasında câmiler olduğu halde cuma namazı kılınmadığı bildirildiğinden, cuma namazına gitmeyenlerin kimler oldukları hususunda ayrıntılı bilgi verilip gelecek emre göre hareket edilmesi; ehl-i fesâddan olduğu bildirilen Bozdoğan köyü sipahisi Hüseyin;in timarının alınması için beylerbeyine emir gönderildiği; ayrıca, teftişten kaçtıkları bildirilen kişilerin durumlarının tahkik edilerek hapsi gerektiren suçları varsa hapsedilip suçlarının arzedilmesi.

Yazıldı.

Nişânluya. Ho. Sene: 976 Belge No: 2705 (M.D.)

Bozok beğine hüküm ki:

Hüseyinâbâd kazâsında üç-dört yirde câmi‘ var iken mücerred hutbe-i şerîfe ve Çehâr-yâr’un radıya’llâhü te‘âlâ anhüm esâmî-i münîfeleri istimâ‘ından ictinâb olunup cum‘a namâzı kılınmayup ve ehl-i fesâddan Boztoğan nâm karye sipâhîsi olan Hüseyin ve karye-i Kayabüki’ndan Yolkulı ve Birkulı ve Ya‘kûb ve karye-i Manşar’dan Hızırşâh, tuakcısı ve ba‘zıları hırsuzluk ile meşûr harâmîler olup teftîşden kaçdukları i‘lâm olunmağın buyurdum ki:

Vusûl buldukda, bu bâbda gereği gibi mukayyed olup e’imme vü hutabâ vücemâ‘atlerinün ve gayrisinün ahvâlerin hufyeten tetebbu‘ u tecessüs idüp göresin; ol ictinâb idüp cumva namâzı kılmayanlar ne makûle kimesneler olup ve hutabâ vü eyimmesi mülhıd ü râfızî midür, nicedür ve bi’l-cümle hutbe istimâ‘ından ictinâb idüp cum‘a namâzı kılmayanlar her kim ise ve ne mahalde ve ne karyede mütemekkinler ise esâmîsiyle her birinün keyfiyyet-i hâlin mufassal ü meşrûh yazup Südde-i Sa‘âdetüm’e arzeyleyesin; sonra ol bâbda emrüm ne vechile sudûr iderse mûcebi ile amel oluna ve mezbûr sipâhî Kefe mühimmâtı içün zahîre virmeyüp ınâd itdüği arzolunmağın; “Arzolundı gibi ise tîmârın âhara viresin.” diyü beğlerbeğisine hükm-i şerîfüm gönderilmişdür. Ammâ; sâyirlerinün ahvâlin görüp fi’l-vâkı‘ ehl-i fesâdlar olup şer‘an habsolunmak îcâp ider husûsları sâbit ü zâhir olmış ise elegetürüp habsidüp vukû‘ı üzre mufassal ü meşrûh yazup bildüresin.



GİRESUN, UZGUR KÖYÜ’NDEN RAFİZİLLERİN

HAPSEDİLMESİ

 

Yazıldı.

Mektûb getüren Mustafâ‘ya virildi. Fî gurre-i Rebî‘u‘l-âbır, sene: 976, Belge No: 2131 (M.D.)

 

Giresun kâdîsı mektûb gönderüp; “a‘yân-ı vilâyetden hatîb u imâm u mü‘ezzin ve sâyir sipâh ve gayriden haylî kimesneler meclis-i- şer‘a gelüp; “Ugur nâm karyeden Hâcî bin Îsâ ve Receb bin Ramazân ve Mustafâ bin Hasan ve Bayram bin Pîr Alî ve Himmet bin Turak ve Mehmed bin Mûsâ nâm kimesneler râfızıyyü‘l-mezhep olup birbirinedn avretlerin kaçurmayıp nâ-mahremlerle mahlût olup halîfeleri olmağla gice ile nâ-mahremlerle cem‘ olup nâ-meşrû‘ fi‘lden hâlî olmayup aslâ namâz kılmayup ve Ramazân-ı şerîfi tutmaduklarından gayri şürb-i hamr idüp ve Çehâr-ı Güzîn‘e hâşâ sebbidüp şekâvet üzredür.” diyü ” bildürmeğin buyurdum ki:

Varıcak, bu bâbda onat vechile mukayyed olup mezkûrları ahsen vechile ele getürüp dahı toprak kâdîsı ma‘rifeti ile ahvâllerin a‘yân-ı vilâyetden ve mu‘temedün-aleyh kimesnelerden hakk üzre onat vechile dikkat ü ihtimâmla teftîş idüp göresin; arzolunduğı üzre rafz u ilhâdları var mıdur, ahvâlleri nicedür; tamâm sıhhati üzre ma‘lûm idinüp rafz u ilhâd üzre oldukları sâbit ü zâhir olanları muhkem habsidüp sübût ü zuhûr bulan ahvâllerin hakîkati üzre yazu bildüresin; sonra emrüm ne cevhile olursa mûcebi ile amel eyleyesin; tamâm hakk üzre olup hılâf-ı vâkı‘ nesne arzitmekten hazer eyleyesin.



BOZOK SANCAĞI‘NDA ÇOCUKLARINA KIZILBAŞ ADI KOYANLARIN CEZALANDIRILMASI

 

 

Yazıldı.

Beğlerbeği Subaşısı Ömer‘e verildi. Fî 22 Cumâdel‘l-âbır, seîâûne: 976, Belge No: 2617 (M.D.)

 

Bozok Sancağı Beği Çerkes dâme ızzühû Dergâh-ı Mu‘allâm‘a mektûb gönderüp; “Emr-i şerîf ile masâlih-ı müslimîn görmek içün Bozok kazâsına tâbi‘ Selmânlu nâhıyesine varıldukda nâhıye-i mezbûre sipâhîlerinden re‘âyâ tâyifesi; “Mâlımuzı ve rızkımuz ve at u katırımuz ve devemüz sirka itdiler.” diyü şekvâ idüp mezbûr sipâhîler şer‘-ı kavîme da‘vet olundukda itâ‘at itmeyüp Budaközi Alaybeğisi olan Ferhâd mezbûrlarun yatağı olup ve akreb akribâlarından olmağla mu‘în ü zahîr olup gaybet itdürmekle görilmek müyesser olmayup ahvâlleri sü‘âl olundukda; “Ehl-i şenâ‘at ü bid‘at kimesnelerdür.” diyüp ve mezbûr alaybeğiden nice kimesneler şikâyet idüp ve

Vusûl buldukda, mezbûrun ahvâlini gereği gibi hakk üzre sirran ve alâniyyen teftîş idüp göresin; fi‘l-vâkı‘ arzolunduğı gibi midür, nicedür; hakîti ile ma‘lûm mufassal ü meşrûh yazup Dergâh-ı Mu‘allâm‘a arzeyleyesin. Ammâ; tamâm hakk üzre olup hılâf-ı vâkı‘ kazıyye arzolunmakdan hazer idüp sıhhati üzre yazup bildüresin.



DENİZLİDE SARIBABA DERGAHI’NDAKİ

IŞIKLAR’IN HAPSEDİLMESİ

 

 

Yazıldı.

Kapudâna gönderildi; ulaşdurmak içün. Fî 22 Rebî‘u’l-âbır, sene: 975, Belge No: 312 (M.D.)

 

Hâliyâ Dergâh-ı Mu‘allâm’a ruk‘a sunılup; “Denizlü kazâsında Sarubaba Zâviyesi’nde müctemi‘ olan ışıklar bid‘at ü dalâlet ehli olup gice vü gündüz sâz u söz ile fısk u fücûr idüp Ömer ve Osmân nâmıyla varanlara; “

Hükm-i şerîfüm vardukda, kendü cânibünden sirran ve hafiyyen mu‘temedün-aleyhim âdemler gönderüp tebdîl-i sûret ile mezbûr ışıklarun evzâ‘u etvârlarını tecessüs ü tefahhus itdürüp göresin; kendülerine isnâd olunan bid‘at ü dalâletün aslı var mıdur, nicedür? Şöyle ki; hakîkati üzre ahvâllerin kâdî ma‘rifetiyle şer‘le teftîş idüp sâbit olan mevâddı yazup bildüresin. Şöyle ki; bu asıl dâll oldukları sâbit olanları hapsedesin.



KIZILBAŞ ALİ’NİN CEZALANDIRILMASI

 

Yazıldı.

Bengi Çavuş’a virildi. Fî 26 Ca., sene: 976, Belge No: 2454 (M.D.)

 

Mektûb gönderüp; “Hısârcık nâm karyeden Küçük Alî nâm kimesne Kızılbaş’a çıkup gelüp hem dâl ve hem mudıll olup nice ehl-i fesâdı ıdlâl idüp meclis-i şer‘a da‘vet olunup sü’al olundukda; “Vardum, ol ocağa; “Belî.” didüm; Kızılbaşlık’dan dönmezem.” diyüp ve bundan gayri nice kimesneler avret ü kızların cem‘ idüp sohbet idüp birbirini ıdlâl itdüklerin müslimânlar haber virürler.” diyü bildürmişsin. İmdi; mezkûr Küçük Alî siyâset olunmasın emridüp buyurdum ki:

Vusûl buldukda, te’hîr itmeyüp mezkûrı eşedd-i siyâset ile siyâset idüp ve emrüm yirine varduğın yazup bildüresin ve sâyir ol vechile avret ü kızlarıyla sohbet idenlerün dahı ahvâllerine muttali‘ olup hılâf-ı şer‘-ı şerîf vaz‘ idenlerün üzerlerine şer‘le sâbit ü zâhir olan kazıyyelerin yazup bildüresin ki, tamâm sıhhati üzre ma‘lûm idinüp hılâf-ı vâkı‘ nesne arzitmekden hazer eyleyesin.



ILGIN ve İÇEL’DEKİ KIZILBAŞLAR’IN

CEZALANDIRILMASI

 

Yazıldı.

Kapukethudâsı Kara Kethudâ’ya virildi. Fî 9 Muharrem, sene: 976, Belge No: 1687 (M.D.)

 

Nefs-i Konya’da sâbıkâ Atabeğ Medresesi olan Mevlânâ Nûreddîn zîde fazlübû Dergâh-ı Mu‘allâm’a mektûb gönderüp; Ilgun kazâsında Sunkurbeğ-oğlı ve Turgudlu Pîr Hüseyin Beğ oğlı Ümmet dört nefer âdemle mübârek arife günine karîb on beş bâzergânı basup cümlesin katlidüp kendülerinden dahı bir âdem katlolup altısı mecrûh olup cümle esbâblarını ve nice bin filorilerin gâret eyleyüp bi’l-cümle vilâyet-i Karaman’da yollar ve biller ahvâli mükedder olup kârbân gidemez oldı.” diyü arzitmeğin mezkûrlarun her ne tarîkla mümkin ise ele gelmelerin emridüp buyurdum ki:

Bu bâbda gereği gibi mukayyed olup mezkûrları ele getürüp maktûl olan bâzergânlarun metâ‘ u esbâbından ve filorilerinden kendülerinde ve odalarında nesne bulundu mı; onat vechile tetebbu‘ idüp dahı bulunan esbâb u metâ‘ı nakîr u kıtmîr defter idüp ve töhmet-i sâbıkaları olanları örf-i ma‘rûf ile görüp yatakların ve turakların didürdüp‘ elegetürüp muhkem habseyleyüp vukû‘ı üzre yazup Dergâh-ı Mu‘allâm’a bildüresin ve İçil sancağında Kızılbaş adına dahı ba‘zı kimesneler var imiş; ol asıl kimesneleri dahı



ESKİŞEHİR’DE SEYİTGAZİ DERGAHI MENSUBU

IŞIKLARIN CEZALANDIRILMASI

 

mü’l-cum‘a fî 24 Ramazâni’l-mübârek sene: 966, <30.06.1559>

Yazıldı.

Belge No: 73 (M.D.)

 

Hâliyâ mektûb gönderüp hükm-i şerîf vârid olup mazmûn-ı hümâyûnında Eskişehir ile Seydî Gazî kazâlarında sâkin olan Seydî Gazî Işıkları’nun ba‘zı ehl-i fesâdı olup anun gibilerin kayd ü bend ile yarar âdemlere koşup



TAŞKÖPRÜ, HACIYÜLÜK, KARACAKAYA,

KIZILCAVİRAN KIZILBAŞLARI’NIN SORUŞTURULMASI

 

Yazıldı.

Karye-i mezbûre halkından Hızır’a virildi. Fî 8 Rebî‘u’l-âbır, sene: 979, Belge No: 816 (M.D.)

Kastamonı beğine, Küre ve Taşköpri kâdîlarına hüküm ki:

Hâliyâ kazâ-i Taşköpri’ye tâbi‘ Hamîdbüki nâm karye halkı tarafından İlyâs nâm kimesne Dergâh-ı Mu‘allâm’a gelüp; “Karye-i mezbûre kurbinde Hâcîyülük ve Karacakaya ve Kızılcavîrân nâm karyelerde Kızılbaş nâmına nice kimesneler vardur. Hattâ mezkûr Hâcîyülük nâm karyeden Kara Receb nâm kimesne dahı Kızılbaş olup hâtûnı meclis-i şer‘a gelüp mezkûr Receb içün; “Kızılbaşdur. Kendü emsâli Kızılbaşlar ile cem‘ olurlar” diyü mezkûr zevci muvâcehesinde kelimât itmeğin kayd-ı sicill olundı.” diyü bildürüp sûret-i sicilli ibrâz itmeğin buyurdum ki:

Vardukda, bu bâbda gereği gibi mukayyed olup bu husûsı onat vechile tetebbu‘ u tefahhus eyleyüp dahı anun gibileri vech-i mastûr üzre meclis iken ele getürüp habsidüp isimleri ve resimleri ile yazup vâkı‘ olan ahvâllerin Südde-i Sa‘âdetüm’e arzeyleyesiz.



IŞIK TAİFESİNİN CEZALANDIRILMASI

 

mü’l-Erbi‘â, fî 15 Saferi’l-muzaffer, sene: 976

Yazıldı. Derâz İbrâhîm Çavuş’a virildi. Fî 18 Safer, sene: 975, Belge No: 98 (M.D.)

 

Mektûb gönderüp; “Ahyolı kazâsında Hâtûnili nâhıyesinde dalâlet üzre Işık tâyifesi dirilüp Bâğçeli nâm re’îsleri Tur nâm ışık hakkında hâşâ; “Peygamberdür.” diyü i‘tikâd itdüğinden gayri Ehl-i Sünnet ve Cemâ‘at’den ıbâdet üzre müslimânlara; “Yok yire aç yüzersiz ve yaşınuz yire dökersiz.” diyüp ve ferâyız kitâblarına; “Saman u kepekdür; samanı hayvân ve kepeği kelb yir; anı okıyan dahı hayvân u kelbdür.” diyü ta‘n üzre olup makâbir-i müslimîne; “Yezîdler makberesidür.” diyüp kendü meyyitlerin âhar makbere ihdâs idüp bunun emsâli küfriyyâtla hâli’z-zihn ümmî kavmi ıdlâl üzre olup nâhıye-i mezbûre halkınun ekseri mezbûrlara tâbi‘ olup bi-gayri hakkın katl-i nefse ve ahz-i mâle sâ‘îler olup kendü hâlinde rencber za‘f üzre olup anlarun şerrinden râhatları olmayup sirran ve alâniyyen tefahhus olundukda kazıyye vech-i meşrûh üzre müşâhede olundukda gayret-i Hakk hücûm idüp mezbûr Bâğçeli ve mürîdlerinden Resûl ve Îsâ ahzolunup; “Kâfirler idük; hâlâ İslâm’a geldük.” diyü mezbûrlar tevbe vü istiğfâr itmekle kefîle virilüp, mezbûr Bâğçeli mürîdlerinden ve ba‘zı hırsuzlarından hâssa re’îslerden kereste almağa gelen Husâm Re’îs ile, elegetürilüp gönderilmek üzre iken gaybet idüp öte yaka kızılbaşlarından gelüp bunlarun arasında tavattun itmiş bir kara sakallu sûret-i hakda Boyacı Ahmed nâm kimesnenün katına cem‘ olup dirürler. Ol tuğyân dalâlet üzre olanlar tahammül idemeyüp Südd-i Sa‘âdetüm’e müteveccih oldukların” arzeylemişsin. İmdi; ol gaybet idenler dahı elegelüp ahvâlleri teftîş olunup arzolunan husûslar sâbit olursa habsolunmaların emridüp buyurdum ki:

Vusûl buldukda, bu bâbda bi’z-zât mukayyed olup mezkûrları ve gaybet idenleri beher-hâl yataklarına ve turaklarına ve bi’l-cümle şer‘le buldurması lâzım olanlara buldurup getürdüp ahvâllerin hakk üzre teftîş idüp göresin; arzitdüğün üzre anun gibi ahvâlleri sâbit olanları muhkem habsidüp sûret-i sicillerin Südde-i Sa‘âdetüm’e gönderesin; sonra emrüm ne vechile sâdır olursa mûcebi ile amel oluna.

Copyright © 2011 KARACAAHMET SULTAN DERNEĞİ | Tüm Hakları Saklıdır.
 
AKSİSNET BİLİŞİM