KARACAAHMET SULTAN DERNEĞİ

Osmanlı Arşivi ya da Hazine-i Evrakın Önemi

 

 

Arşivler, ait oldukları ulusların ve toplumsal kesimlerin tarihleri için temel kaynak niteliğindedirler. Toplumların hayatı ile ilgili; siyasi, idari, hukuki, askeri, iktisadi, bilimsel, biyografik, dini, teknik ve kültürel konulardaki araştırmalar (eğer yok edilmemiş ise) arşiv belgelerine ulaşmadığı takdirde eksik kalırlar.

Bu nedenle; arşivlerin en önemli özelliği toplum bilimine ilk elden kaynak olmalarıdır. Bir ulusun, toplumsal kesimlerin, devletin tarihi arşivlerinde aranmalıdır.

Aleviler‘in tarihi, Türkmenlerin tarihi ve Osmanlı Alevi ilişkileri açısından da Osmanlı Arşivi önemlidir. Bu bilgilerin aranacağı adresler ise, “Başbakanlık Osmanlı Arşivi” başta olmak üzere; “Topkapı Saray Arşivi”, ve diğer arşivlerdir.

Elinizdeki kitap; “Mühimme Defterleri‘ne kayıt olarak geçmiş ve tarafından yayınlanan kitaplardaki; Osmanlı Devleti-Alevi ilişkileri ele alınmaya çalışılmıştır.

Yayınlanan her belge ve bilgi Osmanlı‘dan günümüze dek yaşayan Türkmen-Aleviler‘in tapu senedinden bir

Elinizdeki kitapta ilk defa “Osmanlı Arşivi‘nden alınan Mühimme Defterleri‘nden Aleviler‘le ilgili Osmanlı Divanı‘nda verilen kararlar orijinal belgeleri ile birlikte yer alıyor.

Kitabın sol sayfasında

Bakın Mühimme Defteri‘ndeki bir kararda ne yazıyor:

 

 

 

“İran‘ın Osmanlı Devleti içindeki olduğu ve kendisi gibi halife olan diğer bazı müfsidlerle işbirliği yaparak halkı ifsad ettikleri bildirilen Budaközü kazasında sakin ile kendisine tabi olanların, haklarındaki iddialar doğru ise toprak kadısı marifetiyle yakalanıp

Tarif edilen, Süleyman Fakih bir Türkmen Alevi vatandaş. O yıllarda İran‘ın adamı demek Şah İsmail Hatayi‘nin yolundan giden Türkmenler, denmek isteniyor. Halife, müfsid sıfatlarıda tarifi tamamlıyor.

Kararda deniyorki; İran yanlısı olarak Süleyman Fakih ve arkadaşları halkı Osmanlı‘ya karşı kışkırtıyorlar. Bu doğru ise, yakalanıp gizlice Kızılırmak‘ta boğdurulsunlar. Eğer boğdurulamazlarsa;

 

1) Aleviler İran yanlısı diye, “halife, müfsid, ifsadcı” diye öldürülebiliyor.

2) Gizlice Kızılırmak‘ta bir hileye getirilip boğdurulsun.

3) Eğer bu sebeplerle boğdurulamazlarsa o zaman onlara; hırsız, harami diye suçlanıp öldürülmelidir deniyor.

Evet bu Osmanlı Arşivi‘ndeki

Yani “Osmanlı Arşivi”ndeki karar vericiler Türkmen Aleviler hakkında hiçte olumlu düşünmüyorlar.

Belgeler incelendikçe; Türkmen Aleviler ile Osmanlı yönetimi arasındaki ilişkiler orijinal belgelere dayalı olarak daha iyi ortaya çıkacaktır.

Kitapta 78 adet orjinalleri ile birlikte “Mühimme Defterleri”den alınmış Aleviler ile ilgili karar yer alıyor.

Bu sayılar elbette 150 milyon adet belgeli “Hazine-i Evrak” için minik bir sayı. Ama okuyucuya fikir verebilmek için önemli bir rakam sayılır. Bu çalışmayı diğer arşivlerde yapılacak çalışmalar izleyecek ve yavaş yavaş Türkmen Alevilerin tapusunun

Çalışma; “Osmanlı Arşivi”nden yada “Hazine-i Evrak”tan bir tadımlık bilgi sayılır. Darısı yenilerinin başına…

 

 

 

 

1)   3Numaralı Mühimme Defteri. Ankara, 1993

2)   5 Numaralı Mühimme Defteri. Ankara, 1994

3)   6 Numaralı Mühimme Defteri. Ankara, 1996

4)   12 Numaralı Mühimme Defteri. Ankara, 1996

5)   Başbakanlık, Osmanlı Arşivi‘ndeki Belgeler, Padişah El Yazıları ve Belge Restorasyonu. İstanbul, 1997

6)   Başbakanlık, Osmanlı Arşivi Rehberi. İstanbul, 2000

Copyright © 2011 KARACAAHMET SULTAN DERNEĞİ | Tüm Hakları Saklıdır.
 
AKSİSNET BİLİŞİM