Emevi padişahı Yezid, 10 Ekim 680'de Kerbela'da İmam Hüseyin'i şehit ettirmişti. Fakat, Emevi yönetimine Zübeyr'in oğlu Abdullah da isyan etmiş, Mekke'ye hakim olmuştu. Yezid, bu isyanı bastırmak isterken 683 yılında öldü. Yerine getirilen oğlu Muaviye (Küçük Muaviye) hilafetin kendilerinin değil Ali ailesinin (Ehlibeyt'in) hakkı olduğunu söyleyince Mervan tarafından zehirletilerek öldürüldü (683). Hilafet makamına Mervan geçti ama bu kez de o 684'te yatağında boğularak öldürüldü.
Bu kargaşa ortamında
Bundan sonra isyancıların liderliğini
Bu sırada Kufe'de Zübeyroğlu Abdullah'ın adamları hakim idiler. Tehlikeli siyasal girişimi yüzünden hapse atılan Muhtar'ı, araya Ömer'in oğlu
Bundan sonra Muhtar yenilgiye uğramış Tevvabin güçlerini örgütledi. Bu arada
Bunlar, 685 yılında “Hüseyin'in intikamını alalım!” parolasıyla eyleme başladılar. Muhtar ordusunun komutanlığını Eşteroğlu İbrahim yapıyordu. Bunlar, önce Kufe'deki İbn Muti'nin kuvvetlerini yendiler, şehri ele geçirdiler.
Emevi başbakanı Ziyadoğlu Abdullah bunlara karşı 80 bin kişilik orduyla harekete geçince, Muhtar, İbrahim'i ona karşı gönderdi. Bunun üzerine Kufeli Emevi yandaşları isyan ettiler. Bunlar şehrin ileri gelenleri idiler ama sonunda yenildiler ve içlerinden Hüseyin'in katline karışanlar öldürüldüler.
Kaçanlar arasında İmam Hüseyin'in katillerinden Zülcevşen
Kufe'deki Hüseyin katilleri bir bir yakalandı. Muhtar bunların kiminin ellerini ayaklarını kestiriyor, kimisini ateşe attırıyor, kimisini oklarla delik deşik ettiriyordu.
Kerbela'da Şimr'in işaretiyle
Bu arada Mekke'de egemen olan Abdullah, Muhammed Hanefi'yi zindana atmış ve
686 yılında İbrahim ordusu
Daha sonra Emevi karşıtı güçler birbirlerine girdiler. Mekke'de egemen olan
İMAM ZEYNELABİDİN
İmamlık belgelerini,
Adalete ve edebe son derece uymasıyla tanınan Zeynelabidin; geceleri yoksul evlerine yüzünü kapatıp yiyecek götürürdü. Kölelik sistemine karşı olduğu için, satın aldığı köleleri özgür bırakırdı. Yemeğini yetimlerle, yoksullarla yerdi.
İmam Zeynelabidin, bilgide döneminin en ileri gelen kişisi durumuna yükselmişti. Halktan büyük saygı görüyordu. Onun etkinliğinden, Emevi yönetimi çekiniyordu. Bu nedenle; İmam Zeynelabidin, 713 yılında, Emevilerden Velid'in saltanatı sırasında zehirlenerek şehit edildi.
İMAM MUHAMMET BİN ALİYYÜL BAKIR
Babası İmam Zeynelabidin olan İmam Muhammedül Bakır, 675 veya 676 tarihinde doğdu. Bilgide, kendisine engel ve sınır tanımadığı; her bilimsel sorunu açtığı için, yaran, açan anlamında
Babasının kurduğu okulda eğitim ve öğretimi sürdüren İmam Bakır; dönemindeki bütün bilginlerin en üstünü sayılıyordu.
Onun zamanında Emevi saltanatının baskısı doruktaydı. Savaşlarda kazanılan ganimetlerle gözü boyanan halk, iktidarın zulmü karşısında sessizdi.
Bu arada Zeynelabidin'in diğer oğlu Zeyd, 737 tarihinde Emevi baskısına karşı isyan etti. Yakalanıp öldürüldü ve cesedi çırılçıplak beş ay asılı bırakıldı.
Alevilik yolu içinde,
Hz. Ali soyunun etkinliğinden çekinen Emevi yönetimi 734 yılında (735 veya 736 da kabul ediliyor...)
Altıncı İmam:
İMAM CAFER’ÜS SADIK
Bunlar da Emeviler gibi, ikinci halifeden itibaren Ali evlatlarına işkenceye başladılar.
Bu dönemde, Cebriyye adı verilen ve her türlü eylemin kaynağını Allah olarak gören, kişinin iradesini sıfır sayan felsefeye karşı, kaynağını Alevi düşüncesinden alan ve kişinin yeryüzüne gelmekle artık eylemlerinin sahibi olduğunu savunan Mutezile felsefesi oluşmuştu. Kişiyi sorumluluğa ortak eden bu anlaşıyın yanı sıra, en önemli akımlardan birisi de tasavvuf olarak ortaya çıkmıştı. Bu anlayışta, yaratan ve yaratılan kavramı kabul edilmiyor; var olan her şeyin Tanrı'nın izafi bir görüntüsünden ibaret olduğu savunuluyordu. Bu akımın Sünni kolu, giderek dünyadan el etek çekmeyi önererek zühdi bir niteliğe bürünürken, diğer kolu; batıni anlayışla birleşerek hukema anlayışını yaratıyordu. Bu anlayışa göre, evren, “hadis-i kadim”, yani en ilk yaratılandır. Melek, şeytan, cin insanın ruhsal durumlarının karşılığıdır... Din ise dünya ve insan yaşamını düzenleyen yasalar bütünüdür.
Gerek ülkemizdeki çoğunluk mezhebi
Çağının en önemli bilgini sayılan
Alevi düşüncesinin Batıni özelliğini vurgulayan ve onu Sünnilik'ten felsefe olarak net biçimde ayıran
İmam Cafer'üs Sadık, Abbasi halifesi Mansur tarafından 765 yılında zehirletilerek şehit edilmiştir.
MUSA’L KAZIM
İmam Cafer'üs Sadık'ın oğlu olan
“Kulunda suçlar, günahlar çok; ama katında da bağışlamak, güzel lütuf ve ihsan çok...”
İmam Hasan soyundan Hüseyin, Abbasilere karşı ayaklanıp öldürülmüş, başı da halifeye getirilmişti. Halife, bu kişiyi tanıyıp tanımadığını İmam Musa Kazım'a sorunca, İmam çekinmeden, Hüseyin'i övmüştü...
İmam Musa, Harunürreşit zamanında, çoğu günlerini hapiste geçirdi. Sonunda, onun emriyle 799 yılında zehirleyerek şehit ettiler...